Uyandı. Eli sigarasını aradı. Sigarasında tek dal bile kalmamıştı. Doğruldu, aynanın karşısına geçti. Saçları dağınık, sakalı biçimsiz, gözleri pörtlek ve mordu. İyi görünmesini beklemeyerek geçtiği ayna karşısında bir nebze olsun iyi görünmek adına dişlerini fırçaladı. Sigara almak için yola koyuldu. Canı Camel çekiyordu. Camel’ın özel bir tütün olduğuna olan inancı artmıştı. Bakkala girdi, selam verdi. Sesinin çok çatallı ve kalın olduğunu duydu. Büyüdüğü aklına geldi. Yüzünü kontrol etti, sakallıydı. Saçları gözlerinin önüne geliyordu. Babası saçını uzatmasına izin vermezdi. Ama uzundu. Büyüdüğünü anladı tekrardan. Bir Camel istedi. Abi demedi sadece Camel dedi. Büyüdüğünün farkına varmasa abi diyecekti. Büyüdü. Ve sadece Camel dedi. Adam sigarayı uzattı. Paketin üzerinde yazan “sigara içen erken ölür” ifadesine gözü takıldı. İnşallah diyecekti, uzun yıllar önce duayı bıraktığının farkına varmıştı. Umarım deyip geçiştirdi. Parayı ödemek adına elini cebine attı. Cebinde bir fotoğraftan başka bir şey yoktu. Adama baktı sonra yazıya baktı. En sonunda kaçtı. Arkasından dur denildiğini duydu. Bu kelimeyi uzun zamandır duymamıştı. Kendisine söylenmesi daha özel hissettirdi. Çünkü hayatında ona 3 defacık dur denseydi, o Camel içmez ve duayı bırakmazdı.
Camel’ına baktı, kokusunu içine çekti ardından ataşladı.
Derin bir nefes çekti, bir nefes daha derken üçü dördü buldu. Başı dönmeye
başlayınca durdu. Uzun zamandır başının dönmesi ona mutluluk veriyordu. Önünde
kör bir adam belirdi. Onu takip etmeye başladı. Bir kör için kokuyu düşündü.
Neden yaşadığını düşündü, elindeki tekerlekli sopayı düşündü. Düşündükçe
düşündü, bana mısın demedi.
Kör adam ona umutsuzluk verdi. Camel’ı ona tasa verdi.
Hepsini sırtlandı yola koyuldu. Kör adamı takip etmeye devam etti. Önüne çıkan
her engelde el hareketlerini inceledi. Tanışmak istedi. Ona soracağı soruları
belirlemeye çalıştı. İyi geçmesi için dua etmek geçti aklından. Duayı bıraktığını
farketti. Ona her şeyi anlatabileceğini düşündü. O bir kördü. Ve körlerin iyi
sır tutucular olduğunu biliyordu. Ona doğru yaklaştı. Hızlandı.
Telefonu çaldı. Arayana baktı. Aynı rakamdan üç tane
olduğunu görünce resmi bir yer olduğunu anladı. Biraz heyecanlandı. Uzun zaman
sonra heyecanlandığının farkına vardı. Bu onu daha da heyecanlandırdı. Telefonu
açtı. Kendini tanıtmaya çalışan bir kadın duydu telefonda. Hiç tanımadığı o
kadına her şeyi anlatmayı düşündü. Kadın, yıllar önce verdiği hikayeden
bahsetti. Bu bilgiye nereden ulaştığını merak etti. Sormak istedi. Utandı. İyi
bir final vermesi için dua etmek istedi.
Bu sefer dua etti. Saçlarını arkaya doğru attı. Camel yakmak
istedi, kendini reddetti. Sakalını sıvazladı elinden geldiğince düzeltmeye
çalıştı. Telefonu uzaklaştırıp sesini düzeltti. Çok heyecanlandı. Ne yapacağını
bilemedi. Kadın konuşmaya devam ediyordu. O bunun hiç farkında değildi. Umut
hissediyordu. Dua etmek istiyordu. Sigarayı bırakmayı bile düşündü. Kadın orada
olup olmadığını sordu. Buradayım cevabını verdi. Kadının sesini düşündü.
Dinamik ve güzel bir sesi olduğunu hissetti. Dinamik bir sesin iyi haberler
verdiğini hatırladı. Kötü bir sonuç verecek olsa acınası bir ses tonuyla devam
eder diye düşündü. Düşünmeyi kenara bıraktı. Kulağını kadına verdi.
Finali iyi olmadı. Ağır bir hüzün daha çöktü üzerine. Umutsuz bir insanın hüzünle buluştuğunda ne sonuçlar çıkacağını düşünmedi.
Bir camel yaktı. Sikeyim dedi. Düşünmeyi bıraktı. Dua etmeyi
tekrardan bıraktı.
Kör adamı takip etmeye başladı. Bir camel daha yaktı.
Sükuneti boz
Görüş belirt